DOLAR: 5.76 TL
EURO: 6.36 TL

TATİL ZİLİ CUMA GÜNÜ ÇALDI

1 yıl önce
135 kez görüntülendi

Resim bulunamadı

Ülkemizde okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarındaki; yoğun bir eğitim-öğretim dönemini başarıyla tamamlayan 18 milyon öğrencimiz 8 Haziran Cuma günü karne aldı. Öğrencilerimiz başta olmak üzere, onların eğitiminde büyük emekleri olan öğretmenlerimizi ve tüm velileri tebrik ediyorum.

Öğrenciler yaklaşık sekiz ay süren eğitim- öğretim yılında çok çalıştılar, çok yoruldular, koca bir yılı geride bıraktılar. Şimdi ise üç ay sürecek olan tatil zamanı. Aynı zamanda da öğrenciler için olduğu kadar veliler için de bir değerlendirme dönemi.

Her şeyden önce karnelerdeki iyi notlar ders başarısı hakkında bilgi verse de başarının tek ölçüsü olmadığını bilmenizi isterim. Öğrencinin başarısı tabii ki her ebeveyn için gurur ve sevinç kaynağı. Başarıyı nasıl kabullenebiliyorsak, başarısızlığın da sorumluluğunu o derece üstlenebilmek bence en büyük erdemliliktir.

Eğitim çok uzun ve çok paydaşlı bir süreç bilindiği gibi. Okul, veli ve öğrenci üçgeni yeni eğitim sisteminde bu sürece dahil. Yalnız bu süreçte en önemli kilit rolü de aile üstleniyor. Özellikle son dönemlerde anne ve babalar gelecek endişesiyle çocuklarının eğitimine daha çok önem vermeye, notlarını takip etmeye başladılar. Bu olumlu bir gelişme aslında. Olumsuz tarafı ise yüksek not ve iyi karne için çocuklarına daha fazla yüklenmeye başladılar. Karne zamanı ebeveynleri karnedeki notlar, çocukları ise ailelerin notlara vereceği tepki stresi sarıyor.

Aslında çocuklarının aldıkları karneler velilerin kendilerine veriliyor, bu karnelerde veliler kendilerini görüyorlar.

Peki, çocuklarımıza kızmaya hakkımız var mı? Bu notlarda biz ailelerin sorumluluğu büyük değil mi? Bu sorumluluğu, sadece bu minicik yüreklerin omuzlarına yüklemek, biraz haksızlık değil mi? Çocuğuna kızan ebeveynler sizin geçmişteki karneniz nasıldı acaba?

Karnesini alan çocuklarımıza sadece tek bir cümle söylemeye hakkımız var: “Elinden geleni yaptın çocuğum, seninle gurur duyuyorum. ”

Çocuğumuzun karnesinde yüksek notlar olmayabilir. Kötü karne demek kötü çocuk demek değildir. Karnedeki notlar, çocukların kişiliğine verilen notlar değildir. Karne akademik başarıyı gösteren bir değerlendirmedir. Öğrencilerin okul yaşantılarında gösterdikleri performansın değerlendirilmesidir. Çocuklarımızın kalplerinin kırılmaması, bizlerden uzaklaşmaması ve okulundan soğumamaları için aileler daha dikkatli ve hassas davranmak zorundalar.

Bu kadar isteğe ve çabaya rağmen “neden olmadı” diye onu suçlamadan önce kendi davranış ve tutumlarınızı değerlendirmeniz gerekmektedir. Kendimizi de sorgulamak zorundayız bu anlamda. Çocukların okuldaki başarısızlıklarının nedeni aile içindeki durum, anne-babanın tutumlarından da kaynaklanabileceği unutuyoruz çoğu zaman. Sadece zayıf notlara odaklanmak, sorumluluğu çocuğa yıkmak, başka çocuklarla kıyaslamak, tehdit etmek, azarlamak, kişiliğine saldırıda bulunmak, suçluluk psikoloji aşılamak yerine başarısızlığın nedenlerini araştırıp,  ailece bunu paylaşıp ve çözümü beraber aramak yapabileceğimiz en doğru iştir. Başarısız karne durumunda çocuğumuza değer verdiğimizi hissettirmek, övmek, güven duygusu vermek, bir dahaki yıl daha iyi olacağı konusunda motive etmek,  verimli ders çalışma yöntemleri hakkında destek almak yapabileceğimiz ilk ve en önemli adımdır.

Düşük notlar her zaman telafi edilebilir ancak çocukta oluşabilecek geriye dönüşümsüz ruhsal sorunlar telafi edilemeyebilir. Şüphesiz bir öğrencinin başarısızlığı tek başına ona ait değildir birçok sebebe bağlıdır. Önemli olan bu sebepleri iyi analiz etmek ve ona göre önlemler almaktır. Bunların hepsi bir arada olduğunda ise başarı kaçınılmaz olacaktır. Başarıya giden yolda en önemli adım da kendine güvendir.

Birçok kişinin önemsemediği bir konuya dikkat çekmek istiyorum o da karnenin sağ sayfası. Görmezden gelmeyelim derim ben. Çünkü hangi mesleği yaparsa yapsın ahlaki ve yaşam değerleri bilgiden kanaatimce daha önemlidir. Bu değerler ancak bilgi ile önem kazanır ancak bilgi ile taçlanır.

Yaz tatiline gelince, karne nasıl gelirse gelsin çocuklarımıza verebileceğimiz en güzel hediye onlarla hoş ve kaliteli zaman geçirmektir. Oyunlar oynayarak, eğlenerek,  beraber geçireceğimiz verimli bir tatil, bizi de çocuğumuzu da dinlendirecektir. Bir diğer tavsiyem tatilin olmazsa olmazı kitap okumaktır. Çocuklarımıza tatilde kitap okumaları için teşvik etmeliyiz. Farklı konulardaki  kitapları okumak için tatiller büyük fırsatlardır. Tatiller tabii ki dinlenme zamanıdır. Ancak dinlenmek boş vakit geçirmek demek değildir. Araştırmalar okulun ilk yıllarında düzenli kitap okuyan çocukların, ilerleyen yıllarda daha başarılı olduğunu göstermektedir.

Çocuklar artık çok az hareket ediyor.  Bu  sebeple  spora ve  sanatsal faaliyetlere  mümkün  olduğu  kadar yönlendirmeliyiz.

Babalar, anneler, abiler, ablalar, teyzeler, halalar, dayılar,  dedeler ve nineler. Buradan size sesleniyorum lütfen tatilde çocuklarınızla, kardeşlerinizle, torunlarınızla birlikte vakit geçirin, eğlenin. Ellerinden tableti, bilgisayarı, cep telefonunu alın. İnternet oyunlarından uzak tutun, daha çok deşarj olabilmesi için dışarıya çıkarın. Bırakın oynasın,  fiziksel aktivite yapsın. Bu yaz tatili tamamen televizyon ve internet tatili olmasın.

Herkese hayırlı ve güzel tatiller diliyorum.

TATİL ZİLİ CUMA GÜNÜ ÇALDI Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık